ara

Sağlık Merkezleri > Kadın Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi > Haydi Çocuk Yapalım!


Çocuk Yapmanın Doğru Zamanı Ne?

Yetişkin olmaya özendiğimiz çocukluk oyunlarımızın baş kahramanlarıydık; kızlar anne ve oğlanlar babaydık.

Nereden bilebilirdik zaman hızla geçecek, oyunlarımız bitecek ve bizler gerçek “anne-baba” olacaktık. Peki, bu oyun ya da hayallerin bir gün büyük bir kâbusa dönüşebileceği hiç aklımıza gelir miydi?

İstediğimiz zamanda çocuk sahibi olmanın önünde bir sürü engellerle karşılaşacağımızı söyleseledi bize gülmezmiydik o vakitler. Hemen başka bir oyuna geçerdik çocuk kalabilseydik.

Artık yetişkinler klübündeyiz ve saklambaç oynamak zaman kaybı. Öyleyse “hadi çocuk yapalım” demeden önce neler yapılmalı, hayata nasıl hazırlamalısınız kendinizi? Önce aynada kendinize bir bakın isterseniz, tartıya çıkın da diyebilirdim ama aynaya bakmak şimdilik yeterli olabilir.

Artık ideal kilonuzun ne olması gerektiğiyle ilgilenmek için iyi bir nedeniniz var; eve, hayatınıza yeni bir ortak hazırlığındasınız. Bunun için psikolojinizi hazırladığınızı varsayalım ki “ben çocuk istiyorum” demek buna hazır olduğunuzun yeterli bir göstergesi değildir.

Hadi ama aynanın önünde de çok zaman kaybetmenin size faydası olmayacağı için gerçeklerle yüzleşme zamanı. Fazla kilolar ya da olması gerekenden düşük kilolar normal yumurtlama fonksiyonlarınızı bozarak gebelik şansını azaltabilir, gebe kaldığınızda sorunlar yaşamanıza neden olabilir, anestezi ihtiyacınız olduğu zaman gene vücut ağırlığınızdan kaynaklanan sıkıntılar yaşanabilir.

Şimdi tüm bunları bilerek önlenebilir risklerden uzaklaşmanın zamanıdır. İhtiyacınız doğrultusunda bir diyetisyenin yardımına başvurabilirsiniz.

Uzmanımız'dan

Merhaba,

Çağın adı “iletişim” ve bizler her saniye değişen dünya hallerini anında öğrenebiliyoruz. Çok değil bundan on sene önce bilgilenmenin en önemli yolu kağıttan sayfalara yazılı kelimelerken şimdi ekrandan bilginin en detaylısına, koltuğumuzdan kalkmadan ulaşabiliyoruz. Kütüphanelerin raflarındaki o mis kokulu kitaplar, cilt cilt ansiklopediler, yolu gözlenen mektuplar ne çabuk tarih oldu. Şimdilerde bilgiye ulaşmak çok kolay ancak doğru bilgi kaynaklarına ulaşmak zor. Ben internet dünyasında müthiş bir bilgi(lendirme) kirliliği olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle doğru kanalların kullanılmasından yanayım. Bundan böyle ben ve ekibim tarafından her daim güncellenecek olan bu sayfadan sizlere temiz kelimeler sunmak niyetindeyim.

“Kadın” sınırlarının çizilmesinin çok zor olduğu bir zenginlik! “Sağlık” güzel bir hayatın ilk gerekliliği… “Sağlıklı Kadın” ise mutlu nesillerin ve toplumların vazgeçilmezi. Bu durumda yazılacaklar da okunacaklar da hiç bitmeyecek. Bu sayfadaki hedefimiz anlaşılır dille koruyucu, (doğru) yönlendirici hekimlik yapabilmek.

Artık hastalarımla karşılaştığımda büyük çoğunluğunun belli bir bilgi düzeyiyle benimle konuşabiliyor olması öyle sevindirici ki; yola a, b, c den başlamadan uzun cümleler kurarak çıkabiliyorum. Tabii bazen sınırları belirlemenin zorlaştığı noktalar da oluyor ve bir bakıyorum hastam bana internetten okuduğu, televizyonda duyduğu bilgilerin ne kadar doğru olduğunu savunmaya başlıyor, hatta kendi tedavisini yönlendirmeye kalkıyor. O vakit, orada durmak gerekiyor. Bu bilgilerin kimler tarfından verildiğini sorgulamak, okuyucunun algılarını gözetmek durumunda kalıyorum. “Bana bu ilaç iyi geldi, sen de kullan” diyen komşudan daha tehlikeli bir hal alabiliyor bu kadar kontrolsüz bilgi-len(leş)-dirme. O zaman nereden, nasıl bilgi alınmalı, bunlar nasıl kullanılmalı sorusuna cevap vermek gerekiyor. Elini taşın altına koymak gerekiyor. İlçe ilçe, kent kent yapılan bilgilendirme toplantılarımız, geçen sene benzer nedenlerle ekibim tarafından yayımlanan “Beni Leylek Getirmedi” kitabı, televizyon kanallarındaki çeşitli sağlık programları hep bu hedefin parçalarıdır. Şimdi toplantılarımıza gelememiş, kitap okumaya fırsat bulamayan, televizyon programlarının yayınlandığı saatlerde işlerinde olan herkese parmaklarının ucundan, ekranlarına taşıyoruz kendimizi. Ve eğer sizle bu sayfada şu anda buluşabildiysek bundan sonra da hep bekleriz sizleri, ne zaman isterseniz…

Kısa bir merhabanın ardından sizleri, bir çoklarınızın çok da iyi tanıdığını düşündüğüm ben ve ekibimin güvenli limanına bekliyorum. Sağlıcakla...

Prof. Dr. Mustafa Bahçeci